Yapay zeka yatırımlarıyla hızla büyüyen veri merkezleri, ABD'de giderek daha sert bir toplumsal tepkiyle karşılaşıyor. Amazon Web Services'in CEO'su Matt Garman, bu tepkilere yanıt olarak şirketin artık kamu kurumlarıyla yaptığı görüşmelerde gizlilik anlaşmalarını (NDA) kullanmadığını duyurdu.
Sorunun merkezinde şeffaflık yatıyor. Çevre aktivisti Erin Brockovich, veri merkezleri hakkında duyduğu en yaygın şikâyetin tam da bu olduğunu söylüyor: Projeler, izinler çoktan alındıktan sonra kamuoyuna duyuruluyor. Yerel halk ise kararlara itiraz etme fırsatı bulamadan komşusunun dev bir tesis olduğunu öğreniyor.
Baskı yasal alana da yansıdı. New York, büyük veri merkezi izinlerine bir yıllık moratoryum getirdi ve ülke genelinde yüzü aşkın benzer moratoryum gündemde. Amazon'un NDA kararı bu ortamda, düzenleyici sertleşmeyi yumuşatmaya yönelik bir adım olarak okunabilir.
Garman ayrıca sektörün en sık eleştirilen noktalarına karşı savunma yaptı. Ona göre veri merkezlerinin doğrudan su tüketimi ABD'deki toplam sanayi suyu kullanımının yüzde 0,5'i kadar. Amazon'un son üç yılda bulunduğu topluluklara bir milyar doları aşan katkı yaptığını, jeneratörlerin de yılda yaklaşık 10 saat, çoğunlukla zorunlu bakım testleri için çalıştığını söyledi.
Tartışmalı başlıklar bununla bitmiyor. Teksas'ta planlanan bir Amazon tesisinin yılda 33 milyon ton CO2 salmasına izin verildiği, bunun ABD'deki tüm santrallerin üzerinde olduğu belirtiliyor. Eleştirmenlerin yanıtı ise çoğu zaman kısa: "Onlara inanmıyoruz."
Türkiye'de de veri merkezi yatırımları artıyor ve enerji ile su kaynaklarına etkisi önümüzdeki dönemde daha çok konuşulacak. Amazon'un adımı, güven açığının rakamlarla değil, süreçlerin açık yürütülmesiyle kapanabileceğini gösteriyor.
Kaynak: TechCrunch