Google, çocuk ve genç kullanıcıların dijital ortamdaki güvenliğini güçlendirmek amacıyla geliştirdiği yaş tahmini teknolojisini 15 Eylül itibarıyla Türkiye'de kademeli olarak kullanıma sunmaya başladı. Sistem, herhangi bir belge talep etmeden kullanıcı davranışlarına ve hesap verilerine bakarak bir kişinin 18 yaşın altında mı üstünde mi olduğunu otomatik şekilde tahmin ediyor.
Bu tahmin bir kullanıcının reşit olmadığı yönünde sonuçlanırsa, Google'ın farklı servislerinde önceden tanımlanmış koruma ayarları otomatik olarak devreye giriyor. YouTube'da uyku vakti hatırlatıcıları kendiliğinden açılırken, Google Haritalar'da konum geçmişini tutan Zaman Çizelgesi özelliği devre dışı bırakılıyor. Google Play üzerinden yetişkinlere yönelik uygulamalara erişim kısıtlanıyor, tüm Google hizmetlerinde ise kişiselleştirilmiş reklam gösterimi tamamen kapatılıyor.
Sistemin yanlış bir tahminde bulunduğunu düşünen kullanıcılara itiraz hakkı da tanınıyor. Yaşını düzeltmek isteyenler, resmi bir kimlik belgesinin fotoğrafını ya da bir selfie yükleyerek doğrulama sürecini tamamlayabiliyor. Google, bu ek doğrulama adımını mahremiyet endişelerini en aza indirecek şekilde tasarladığını, yüklenen görsellerin yalnızca yaş tespiti amacıyla kullanılıp saklanmadığını belirtiyor.
Şirket, sistemi geliştirirken ebeveynler, çocuk güvenliği uzmanları ve politika yapıcılarla birlikte çalıştığını vurguluyor. Türkiye'deki yaygınlaştırma süreci önümüzdeki aylarda tüm kullanıcıları kapsayacak şekilde aşamalı olarak genişletilecek; bu da uygulamanın ilk etapta belirli kullanıcı gruplarında test edilerek yaygınlaştırılacağı anlamına geliyor.
Bu adım, küresel ölçekte platformların çocuk güvenliği konusunda düzenleyici baskı altında olduğu bir döneme denk geliyor. Avrupa Birliği'nde dijital hizmetler yasası kapsamında benzer yaş doğrulama zorunlulukları tartışılırken, ABD'de de eyalet bazlı düzenlemeler bu yönde ilerliyor. Google'ın Türkiye'yi erken uygulama ülkeleri arasına dahil etmesi, ülkedeki genç internet kullanıcı sayısının büyüklüğüyle de ilişkilendirilebilir.
Türkiye'de ebeveyn denetimi ve çocuk güvenliği konusunda son yıllarda hem kamu hem de teknoloji şirketleri tarafında artan bir farkındalık var; BTK'nın güvenli internet paketleri ve okullardaki dijital okuryazarlık çalışmaları bu adımla birlikte tamamlayıcı bir işlev görebilir. Yine de sistemin Türkçe kullanıcı davranışlarını ne kadar isabetli tahmin edeceği, yaygınlaştıkça netlik kazanacak.
Kaynak: Webtekno