ABD'nin en büyük sağlık sigortası kuruluşlarından Blue Cross Blue Shield Association'ın (BCBSA) yayımladığı yeni bir analiz, yapay zekanın sağlık sektöründe umutlardan çok masraf getirdiğini gösteriyor. Kuruma göre hastanelerin sigorta talep süreçlerinde kullandığı yapay zeka araçları, sadece iki yılda sistemin üzerine 942 milyon dolarlık ek yük bindirdi.
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, hasta kayıtlarında "karmaşık durum" olarak sınıflandırılan vaka sayısındaki ani artış. BCBSA'nın raporuna göre bu artışın verilen tedaviyle hiçbir bağlantısı yok; yani hastalar aslında daha ağır tedavi görmüyor, sadece dosyaları öyle görünecek şekilde kodlanıyor. Kurum bu durumu "kodlama ile tedavi arasında net bir kopukluk" olarak tanımlıyor.
BCBSA'nın kıdemli başkan yardımcısı Luke Chalker, konuyu hiç çekinmeden sertleştiriyor: "Bu bir savaş değil. Tek taraflı bir katliam." Chalker'a göre hastaneler yapay zeka destekli kodlama sistemleriyle sigorta şirketlerinin önüne geçmiş durumda ve sigortacılar bu yarışta açıkça kaybediyor.
Tabii madalyonun diğer yüzünde farklı bir bakış açısı da var. Sağlık teknolojisi girişimi Abridge'in kurucusu Dr. Shiv Rao, bu tabloyu "botların birbiriyle, ajanların birbiriyle savaşması" olarak tarif ediyor ama bunun uzun vadede aslında gerginliği ve maliyetleri düşürebileceğini öne sürüyor. Ona göre her iki taraf da yapay zekayla güçlendiğinde denge yeniden kurulacak.
New York Times'ın da altını çizdiği gibi hastane-sigortacı anlaşmazlıkları yeni bir şey değil; yıllardır süren bir çekişme. Ancak yapay zeka, bu çekişmeyi hem hızlandırıyor hem de ölçeğini büyütüyor. Otomatikleştirilmiş kodlama sistemleri insan gözünden çok daha hızlı çalıştığı için, taraflardan biri teknolojiyi devreye aldığında diğerinin de aynı hızda tepki vermesi gerekiyor; bu da giderek "yapay zekaya karşı yapay zeka" şeklinde bir yarışa dönüşüyor.
Bu tablo, yapay zekanın sağlık sektörüne girişiyle ilgili anlatılan "verimlilik" hikayesinin en azından şimdilik biraz gerçeklikten kopuk olduğunu gösteriyor. Beklenti, yapay zekanın kağıt işlerini azaltıp hem hastanelerin hem sigortacıların işini kolaylaştırması yönündeydi. Oysa ortaya çıkan tablo, iki tarafın da birbirine karşı daha güçlü silahlar edinip cepheyi sertleştirdiği bir görüntü çiziyor. Kısacası otomasyon, sürtüşmeyi azaltmak yerine önce onu büyütüyor gibi görünüyor.
Uzmanlar bu sürecin orta vadede kendini dengeleyeceğini düşünüyor. Sigorta şirketleri de kendi denetim ve itiraz süreçlerine yapay zeka entegre ettikçe, hastanelerin kodlama avantajı zamanla eriyebilir. Ancak bu dengenin oluşması yıllar alabilir ve o süre boyunca faturayı ödeyen taraf, artan primlerle karşılaşan hasta ve işverenler olacak. BCBSA'nın raporu da esasen bu noktaya işaret ediyor: teknolojik yarış devam ettikçe, maliyet artışının nihai adresi her zaman olduğu gibi tüketici.
Türkiye'de özel sağlık sigortası sistemi farklı işliyor olsa da, yapay zekanın teşhis kodlama ve talep süreçlerine girmesi küresel bir eğilim. Önümüzdeki dönemde Türkiye'deki sigorta şirketlerinin de benzer otomasyon araçlarını devreye alması sürpriz olmaz; asıl soru, bu sistemlerin maliyetleri düşürüp düşürmeyeceği yoksa ABD'de görülen tabloyu mu tekrarlayacağı.
Kaynak: TechCrunch