TikTok, Alabama eyaletiyle mahkemeye taşınması beklenen dava öncesinde masaya oturdu ve gözler önüne bugüne kadarki en dikkat çekici uzlaşmalardan birini serdi. Eyalet yönetimi, platformun kullanıcıları -özellikle de çocukları- güvenlik konusunda yanılttığını ve uygulamanın alışkanlık yaratacak şekilde tasarlandığını öne sürüyordu. Pazartesi günü duruşma salonuna girmeden yapılan anlaşmayla dava, mahkeme kararı beklenmeden sonuçlanmış oldu.
Alabama'nın iddianamesine göre TikTok, genç kullanıcıları platformda olabildiğince uzun süre tutmak için bilinçli tasarım tercihleri yapmış, bu da ebeveynlerin ve çocuk hakları savunucularının yıllardır dile getirdiği “dijital bağımlılık” eleştirilerini bir kez daha gündeme taşımıştı. Şirketin bildirim algoritmalarından sonsuz kaydırma mekaniğine kadar pek çok tasarım unsuru, davanın merkezinde yer aldı. Eyalet avukatları, bu unsurların tesadüfen değil, kullanıcıyı ekranda daha uzun tutmak amacıyla özenle mühendislik edildiğini savunuyordu.
Anlaşmanın mali boyutu da göz ardı edilecek gibi değil: TikTok en az 100 milyon dolar ödeyecek, ancak belirli koşulların gerçekleşmesi halinde bu rakam 300 milyon dolara kadar çıkabilecek. Bu esnek yapı, şirketin gelecekteki uyum performansına bağlı bir tür denetim mekanizması gibi de okunabilir.
Parasal cezanın yanında TikTok, somut davranışsal taahhütlerde de bulundu. Buna göre platform, reşit olmayan kullanıcılar için günlük iki saatlik kullanım sınırı getirecek, ebeveyn kontrol araçlarını güçlendirecek, gece saatlerinde kullanımı kısıtlayacak ve estetik filtrelerin kullanımına sınırlama getirecek. Bu adımların önümüzdeki aylarda kademeli olarak devreye alınması ve bağımsız denetçilerce takip edilmesi bekleniyor; böylece anlaşma yalnızca kağıt üzerinde kalmayıp fiilen uygulamaya dökülmüş olacak.
Alabama Başsavcısı Steve Marshall, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada ebeveynlerin artık “çocuklarını sosyal medya bağımlılığının tehlikelerinden koruyacak gerçek önlemlerin devrede olduğunu bilerek rahat edebileceğini” söyledi. TikTok cephesinden yapılan açıklamada ise anlaşmanın, şirketin gençleri korumaya yönelik güvenlik araçlarını sürekli geliştirme taahhüdünün ve temel hedefinin bir uzantısı olduğu vurgulandı.
Bu uzlaşma, TikTok için tek başına bir vaka değil. Şirket, Ağustos 2026'da ABD Adalet Bakanlığı ile çocukların gizliliğinin ihlal edildiği iddialarına ilişkin 400 milyon dolarlık ayrı bir anlaşmaya imza atmıştı. Art arda gelen bu dosyalar, platformun özellikle genç kullanıcı politikaları konusunda ABD'de artan bir düzenleyici baskıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Türkiye'de de benzer bir gündem hızla olgunlaşıyor; yaş doğrulama ve ekran süresi sınırlamaları son dönemde hem düzenleyici kurumların hem de büyük platformların gündemine girmiş durumda. Alabama örneği, dünyanın farklı noktalarında sosyal medya şirketlerinin çocuk güvenliği konusunda benzer bir hesap verme sürecinden geçtiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde başka eyaletlerin de kendi davalarında benzer taahhütleri talep edip etmeyeceği merakla izlenecek.
Kaynak: TechCrunch